Tag Archives: aşk

Cemal Süreya

cemalsureya

Have you ever had any moments when you wished to have met an individual no longer alive?  This desire seems to be visiting me often, and in particular, when poets, writers, and thinkers are concerned.  It happened again when I watched the following recording from the post-60s Turkish television archives:

 

 

By giving me a sweet surprise from his grave – his laid back wittiness, Cemal Süreya immediately appealed to me as my focus for this November Wednesday.  While live on television to talk on the state of literature in the country, the program host asks the poet the issue with the infamous misspelling of his last name.  (When spelled with double “y”, it mostly identifies a woman in Turkish.)  Süreya replies in polite indifference: “I lost a bet.  About twenty years ago.  Since I had two of them, I didn’t mind giving away one of the ‘ys’.”

I also wanted you to have a taste of one of Süreya’s perhaps most frequently cited poems, “Aşk” (Love) in its original language.  For that, I am resorting to yet another video recording, in which Bülent Yakut delivers an utterly successful reading:

 

 

As for the poem I have selected to translate for you from many of Cemal Süreya’s lyrical collections, it highlights a rare find as far as the subject matter.  The original version in Turkish appears first, as it has been my practice all this month:

Afrika dediğin bir garip kıta

El bilir alem bilir

Ki şekli bozulmasın diye Akdeniz’in

Hala eskisi gibi çizilir

Haritalarda

An amazing continent, this Africa

Strangers know it the universe knows it

That it is drawn on maps

as it used to be

not to blemish the shape of Mediterranean Sea

Leave a comment

Filed under Reflections

Sevgin (2006)

Tatmadım hiç böylesine bir his bugüne dek

şüphem yok, bu böyle sürüp gidecek

eksilmemiş uzun, çok uzun zamanlar boyu

yıllar bir bir eridikten sonra da devam edecek

 

Coşku, hüzün, sevinç, şüphe, özlem ve arzu

daha adı bulunmamış büyüleyici birçok duygu

bir rüyada, bir gözler açıkken her hücremi sarmalıyor

 

onu kaybetmek duyduğum en büyük korku

biliyorum, o da beni seviyor, hem de çok seviyor

ne farkeder beraberlik yoksa eğer

muhtaç değil iki tek ruh anlatılmasına sevginin

hatırlatılmasına o bitmez şefkat ve ilginin

bir yarım düşlerken diğer yarımı

vücut bulmasına yanında öbür yarımın.

Olamaz çünkü iki tenli bir ruh

kendine kendi nefesinden daha da yakın.

1 Comment

Filed under Poetry

bir kez daha: başlıksız bir şiir (19 Nisan 2006)

yanma kalbim, ne olursun, yanma

senin gibi sevemeyenlere

alışkanlıklarına hayat diyenlere

rahatlık adına mutluluktan vazgeçenlere

 

biliyorum, perişansın, içten yandın

yoluna git, ne olursun, sen ancak öyle varsın

 

durmaz, bilirim, iner ard arda o alev yaşlar

günün birinde ama bu acı da yavaşlar

sanma ki, için hep böyle kavlar

 

eş ruhun bildin, sevgiye özünü verdin

göz kamaştıran bir serapmış meğer

 

yanma kalbim, ne olursun, yanma

artık ne farkeder?

sen sevdin, biteviye sevdin, ölesiye sevdin

günün birinde bu yanık ta geçer.

Leave a comment

Filed under Poetry

bir şiir, gene başlıksız (16 Nisan 2006)

sensiz gene özlem giyindim bugün

geceye neyseki var henüz biraz

uğraşıyla gün geçiyor bir şekilde

ama onun bitişi yok mu az be az…

 

yılmadan her gün aynı dirençle

ten umutlayıp ta kendini

bulmaya tek eşini

iki tek değil de

bulmuyor mu her seferinde bir tek teni…

 

yaşanmış bir şekilde seneler

birçoğu boş, dolu birazı

ya beş ya on belki de yirmi

hiç artakalan olmuşsa eğer

 

beden ruhun pek gerisinde

kopacak tümden yakın günün birinde

arzu etme edilme gücü

yitecek elbette iste ya da isteme

gün de bitmeyi beceremeyecek

gece hele hiç mi hiç geçemeyecek

 

sensiz gene özlem giyindim bugün

geceler hızla gelip gidiyor artık

tutunmaya gayretli anılar bile

o iki benliği ha terketti ha terkedecek

hiç sevmemiş, hiç te sevilmemiş gibi

sanki kalbimde kalbin asla atmamış gibi

gene sensiz bu yarım ruha

tekrar ve tekrar özlem yükleyecek

Leave a comment

Filed under Poetry

bir başka başlıksız bir şiir (13 Nisan 2006)

Farkı mı sevişimin diğer sevenlerden,

sevgili nefese eş yakınken,

ufuktan bakışlarını çekmeyenlerden;

bulmuşsa bir mucizeyle eş ruhunu

son nefeslerine dek kendini ona vermeyenlerden;

tüm benlikleri hissederken bu ulu gerçeği,

varmış gibi sanki bir yedeği,

yaşamı ölüme itenlerden;

henüz nefes alabiliyorken

her gün yavaş ölenlerden?

 

Tüm benliğim baş koymuş artık sevgiye,

direnmeye zamana ten eriyene dek.

Bulmuş o eş ruhu geç bir mucizeyle,

son nefesine dek kendini verecek.

Yaşamı itmeden ölüme,

henüz alabiliyorken nefes

her gün yavaş yavaş ölmeyecek.

Leave a comment

Filed under Poetry

başlıksız şiir (31 Mart 2006)

Rahat bir hayat. Ayrıcalıklı. Oldukça emin.

Kurulmuş düzen. Krokisi çıkmış geleceğin.

Bir güvence yerleşik dostlar, hepsi el altında;

telaşlar yönelik anlık yaşama, günlük kazançlara.

Diğer tarafta sen…

 

Sevgin ve sen

Sevgimle sen

Uzaklarından bile beni sevebilmen

Seni ruhumda, tenim kadar ben hissettirmen

Ve kaynağına doymak bilmez bir özlem.

Leave a comment

Filed under Poetry