Category Archives: Poetry

ebeveyn sevgisi (13 Mayıs 2006)

doğmak onların sayesinde

büyümek ise hiç farksız

yaşlanmak şans eseri

ya onlarla ya onlarsız

ölmek çoğu zaman yapayalnız

peki ya yaşamak?

 

biz biz miyiz

onların yansıması mı yoksa?

 

sevemedik,

bir olamadık o sinecanla

uymadı o çünkü onların hülyasına

işte geçti gidiyor

hayat bir kez geliyor

 

zaman sabırsız ırmak

sevgiyi, özlemi, arzuyu

katmış içine, coşmuş gidiyor

bir ruh bir beden bir hayat

bir sevgi bir özlem bir arzu

ne yazık ki bambaşka onların hülyası

 

canan artık bir başka canın yanında

kalmış bu can yitene dek tek bir başına

kavlar ruhu, bedeni en derininden bir yanık

güçlenmiş sevgi, özlem, arzu

birbirlerine tanık

 

yanlış anlaşılmasın:

çok sevildim, çok sevdim

bağımşızlık nedir, öğrenemedim yalnızca…

 

biz biz değiliz çoğu zaman

belli ki yalnızca onlardan bir yansıma

yeter ki onlar huzur bulsun

varsın olmasın, ne farkeder

o sinecan bu canının yanında.

Leave a comment

Filed under Poetry

özlem (15 Mart 2001)

En ufak köşesini bile düşlüyorum bu sıralar memleketin;

o eşsiz kokusu her hücremde, buram buram.

Susamışım inanılmaz.

Doyulacak gibi bir açlık değil bu.

Özlemi dağlamış özünü dimağımın.

 

Çocukluğum geçti birçok yerinde,

ve de gençliğimin o kaygısız ön yılları;

ilk yetişkinliğimin en büyük cazibesi orada,

iyi bilirim hem anılarımdan hem de yaşadıklarımla.

 

Şirin şipşirin bir yeri yokluyor hafızamın nabzını vatanın sık sık:

deniz kenarındaki o misafirperver şehir;

işte o güzelim rıhtım karşıda, çay bahçelerine bakıyor,

sağda, büyük dayımın öğretisi ilk dondurma revanili pastane,

iç kıyıdaki hapisane kulesini gözlüyor.

Biraz ötede ince ada yolu, bir çocuklar bayramı korteji sanki,

ara sokaklarla birlik olmuş, dalgalanıyor;

önünden geçtiği hanelerin her birinde adeta bir anım.

 

Ada yolunu izliyorum,

beni en yüksek noktasına götürüyor şehrin;

deniz tüm heybeti ve canlılığıyla göz önünde, sere serpe.

 

İşte karşımda duruyor o ev, çocukluğumun tüm esrarıyla.

Biraz benzi atmış boyasının,

ama gene de şatafatlı, o şehrin denizi kadar.

Tarifsiz bir şefkat kokuyor, üstüne yayıldığı toprağında.

Pencereler göğe doğru uzanmış iyice sanki,

artık içini ısıtmayan o can varlıklarım gibi.

Annemi görüyorum merdivenlerinde o evin,

ne kadar genç, ne kadar güzel, ne de güleç.

Bir de elimdeki geçmişe bakıyorum.

Küçücük bir çocuk o birden,

annesinin yanında ön camdan babasını gözlüyor;

elinde çanta, başında çok yakışan bir geniş kenarlı şapka;

yanındaki çocuk ta çok can bir yakınım.

Anneannemi pek seçemiyorum, karanlıkta kalmış,

annem yanında, dedim, ama peki ya kucağındaki bebek?

O da öbür can yakınım olmalı,

hani pek hem de pek az tadına varabildiğim

o çocuktan hasta varlığım.

 

Yanıbaşımda annemin kokusu, kalbinin sımsıcaklığı.

Kah yürüyorum dar, dik yokuşlarında o şehrin;

kah dalmış çocuk gözlerim denizine uçsuz bucaksız.

Kalbimde yaşanmışlıkların ve de

yaşanamamışlıkların ağırlığı,

yaşanbileceklerin endişesi hem de meraklı bekleyişi.

Bir de şu toprağını araması yok mu gurbet ağacının!

Bahara özlem içinde dalları.

Uzun sürdü kış bu sefer.

Güneşine hasret menleketin ve de

içe çekilesi sıcağına.

 

Yanıbaşımda annemin kokusu, kalbinin sımsıcaklığı.

Leave a comment

Filed under Poetry

HAIKU

my mother’s grave, lost

too many look alikes since then

yet, his dog finds his

2 Comments

Filed under Poetry, Reflections

HAIKU

disabled and mute

signs me “yum” and “is it good?”

my quick lunch: ruined

Leave a comment

Filed under Poetry

Susadım Sana

Ayrılığın bir ok gibi

saplanıyor kalbime yayla

Kollarım uzanıyor gibi

Anlıyorum, evet, susadım sana.

 

Günler artık bir yıl gibi

çörekleniyorlar üstüme hazla

Gözlerim kararıyor gibi

Anlıyorum, evet, susadım sana.

 

Sensizlik bir bela gibi

yıkılıyor masum gönlüme hızla

Ellerim aranıyor gibi

Anlıyorum, evet, susadım sana.

 

Sessizliğin bir sitem gibi

yükleniyor benliğime hırsla

Dudaklarım kıpırdanıyor gibi

Anlıyorum, evet, susadım sana.

Leave a comment

Filed under Poetry

HAIKU

one shirt, pair of pants

had much more at home before

now, wanders instead

Leave a comment

Filed under Poetry

HAIKU

a mere gray pebble

for the little striped creature

a high cliff conquered

Leave a comment

Filed under Poetry

Değişim

Değişmişim, bana öyle diyorlar.

Başka nasıl olabilirim, soruyorum, sensiz?

Pek gülmüyormuşum, beni hayretle izliyorlar.

Ben tebessüm iplerimi sana vermişim,

nasıl gülerim sensiz?

Boşlukta gibiymişim, sorguya çekiyorlar.

Nasıl dolu olabilirim, soruyorum, sensiz?

Canlılığımı yitirmişim, dirilmemi istiyorlar.

Kalbim sahibinden uzakta, nasıl yaşarım sensiz?

üzülmemeliymişim, benden gayret bekliyorlar

nasıl çaba sarfedebilirim, soruyorum, sensiz?

Nice senelerim varmış, böyle teselli ediyorlar.

Yüzyıl gibi üstüme çöken zamanı nasıl geçerim sensiz?

Geliyormuşsun, şimdi de haber veriyorlar.

Kalbim ne duyacak, soruyorum, şimdiye dek sensiz?

Sevinmeliymişim, artık onlar diliyorlar.

Geçirdiğim acı günleri nasıl unutabilirim, sensiz?

Leave a comment

Filed under Poetry

HAIKU

what color his room?

where his desk, favorite chair?

the embrace mattered

Leave a comment

Filed under Poetry

HAIKU

with no manual

for squirrels, birds, or chipmunks

never mind: just munch!

Leave a comment

Filed under Poetry